Kamunun sağlığına karşı suçlar Türk Ceza Kanununda üçüncü bölümde ve 185 ile 196. Maddeler arasında düzenlenmiştir. Bu suçların düzenlenme amacı kamu sağlığını korumaktır.
Zehirli Madde Katma Suçu
İlk olarak 185. Maddede zehirli madde katma suçu düzenlenmiştir. Bu suç ile korumayı amaçlanan şey buna göre;
“İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Zehirli madde katma suçu niteliği bakımından teşebbüs aşamasında kalabilir. Dolayısıyla bu suç açısından teşebbüs mümkün olacaktır.
Eğer bu failin eylemi sonucu mağdurun ölmesi veya yaralanması halinde faile ayrıca kasten öldürme veya kasten yaralama suçlarından dolayı ceza verilir.
Ayrıca bu suç bakımından şartların var olması halinde failin cezasının ertelenebileceği gibi yine şartların var olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması da uygulanabilecektir.
Eğer ilk fıkrada yer alan suç varsa bu durumda Ağır Ceza Mahkemeleri görevli olacaktır ancak ikinci fıkrada var olan durumun olması halinde Asliye Ceza Mahkemelerinin görevli olacağından bahsedebiliriz.
Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti Suçu
Bu suç ile kişilerin sağlık hakkı korunmaktadır. Türk Ceza Kanunu madde 186 şu şekilde düzenlenmiştir;
“Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adli para cezası verilir.
Bu suçun, resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.”
Bu suçun oluşabilmesi için mutlaka kişinin zarar görmüş olması gerekmez. Kişi zarar görmese dahi suç oluşmuş sayılır. Ancak failin bu eylemlerinden dolayı mağdur yaralanırsa veya ölürse bu durumda fail bu suçlardan dolayı da ayrıca cezalandırılacaktır.
Suç üç farklı seçimlik hareket ile oluşabilir. Bunlar; satma, tedarik etme ve bulundurmadır. Seçimlik hareketlerden de anlaşılacağı üzere bu suç ancak ve ancak kasten işlenebilir yani taksir ile işlenmesi mümkün olmayacaktır. Ayrıca suçun faili herkes olabilir ancak tüzel kişiler bu suç bakımından fail olamayacaktır.
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suçu niteliği bakımından teşebbüs aşamasında kalabilir. Dolayısıyla bu suç açısından teşebbüs mümkün olacaktır.
Ayrıca bu suç bakımından adli para cezası ve şartların var olması halinde failin cezası ertelenebileceği gibi yine şartların var olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması da uygulanabilecektir.
Kişilerin Hayatını ve Sağlığını Tehlikeye Sokacak Biçimde İlaç Yapma veya Satma Suçu
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçu, TCK’nin 187. maddesinde,
“Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.
Bu suçun tabip veya eczacı tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır”
şeklinde düzenlenmiştir.
Tıpkı kanunun bu başlığı altında düzenlenen diğer suçlar gibi bu suç bakımından da korunan amaç kamu sağlığıdır.
Suç iki farklı seçimlik hareket ile oluşabilir. Bunlar; üretme ve satmadır. Seçimlik hareketlerden de anlaşılacağı üzere bu suç ancak ve ancak kasten işlenebilir yani taksir ile işlenmesi mümkün olmayacaktır. Bu suçun faili herkes olabilir. Ancak, tüzel kişiler fail olamazlar. Suçun faili, tabip veya eczacı ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icra eden kişi olursa, verilecek ceza üçte bir oranında artırılacaktır.
Ayrıca bu suç bakımından adli para cezası ve şartların var olması halinde failin cezası ertelenebileceği gibi yine şartların var olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması da uygulanabilecektir.
Türk Ceza Kanunda kamu sağlığına karşı suçlar başlığının altında devamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı gelmektedir. Ancak bu başlıklar fazla geniş olması sebebiyle ayrı makalelerde incelenmesine gerek duyulmuştur. Dolayısıyla bu konuda ayrıntılı bilgi için diğer makalelerimizi incelemenizi tavsiye etmekteyiz.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçu
Zehirli madde imal ve ticareti suçu, TCK’nın 193. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir;
“İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Bu suç izinsiz üretim ve ticaret yapılması sureti ile işlenmektedir. İzinsiz üretim veya ticaretten maksat, bu faaliyetlerin gerekli iznin alındığını gösteren belge bulunmadan icra edilmesidir.
Adli para cezası ve şartların var olması halinde failin cezası ertelenebileceği gibi yine şartların var olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması da uygulanabilecektir.
Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temini Suçu
Sağlık için tehlikeli madde temini suçu, TCK’da madde 194’te şu şekilde düzenlenmiştir;
“Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Suçun konusu, alkollü içki ve tütün mamulleri gibi, sağlık için tehlikeli olan her çeşit maddedir. Ancak önemle belirtilmelidir ki, bağımlılık etkisi yapan uyuşturucu veya uyarıcı maddeler açısından, bu bölümde tanımlanan bu hususa ilişkin özel suç hükümleri uygulanmalıdır.
Şartların var olması halinde failin cezası ertelenebileceği gibi yine şartların var olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması da uygulanabilecektir.
Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu
Bu suç, TCK’da madde 195’te şu şekilde düzenlenmiştir;
“Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Yani yetkili makamların bulaşıcı hastalık dolayısıyla karantina gibi önlemleri duyurmuş olmalarına rağmen bu tedbirlere uyulmaması halinde suç oluşacaktır. Covid-19 salgını dolayısıyla yetkili merciler tarafından alınmış olan tedbirlere uyulmaması halinde bu suçun oluşacağından bahsedebiliriz. Suçun cezayı oluşturması için kişinin karantinadan kaçıp başka bir kimseye bu hastalığı bulaştırıyor olması gerekmez. Sadece karantina tedbiri ihlal ettiği takdirde de suçun oluşabilmesi için yeterlidir.
Ayrıca 2709 sayılı 1982 Anayasasının 56/1-2. Maddeleri de devlete ve vatandaşlara çevre sağlığını korumak için herkesin gerekli özeni göstermesi gerektiği şu şekilde düzenlenmiştir;
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir.”
Ayrıca bu suç bakımından adli para cezası ve şartların var olması halinde failin cezası ertelenebileceği gibi yine şartların var olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması da uygulanabilecektir.
Son olarak ise bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçu şikayete bağlı suçlardan değildir. Dolayısıyla fail şikayet edilse de edilmese de bu suç re’sen kovuşturulabilecek bir suçtur.
