Cinsel saldırı suçu cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar başlığı altında TCK madde 102’de düzenlenmiştir. Cinsel saldırı suçu vücut dokunulmazlığını ihlal edecek şekildeyse cezası;
“Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Cinsel saldırı suçunda cezayı hafifletici bir sebep olarak, cinsel davranışın sarkıntılık aşamasında kalması halinde faile daha az ceza verilir;
“Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.”
Ancak sarkıntılık düzeyinde de vücut dokunulmazlığına ilişkin bir unsurun bulunması gerekmektedir ve bu hareket ani bir hareket olmalıdır. Aksi halde bu durum cinsel taciz suçunu oluşturur. Sarkıntılıkta mağdurun vücudunda temas edilen bölgenin önemi bulunmamaktadır. Önemli olan failin cinsel amaçlı mağdurun vücuduna dokunmasıdır. Failin mağdurun vücuduna temas ettiğinin kabulü için mutlaka tenine dokunmuş olması gerekmez. Mağdurun kıyafetlerinin üzerinden failin mağdura dokunması halinde de, ani hareket olması kaydıyla sarkıntılık oluşacaktır. Aynı şekilde failin mağdurun protez bacağına temas etmesi durumunda da sarkıntılık suçu söz konusu olacaktır. Ayrıca sarkıntılık aşamasında kalan cinsel saldırı suçu için 8 yıllık bir zamanaşımı süresi mevcuttur. Bu süre içerisinde soruşturmaya başlanması gerekmektedir. Sarkıntılık ile ilgili Yargıtay kararı şu şekildedir;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/496 Esas 2024/120 Karar 13.03.2024 Tarihli Kararı
“(…) Sanığın katılanlara yönelik sabit olan eylemlerinin, sarf edilen sözler ile kısa süreli, ani ve kesintili fiziksel temas içeren eylemlerin niteliğine göre cinsel amaç içerdiği ve sanığa atılı üç ayrı sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından sanık hakkında ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Özel Dairece kurulan mahkûmiyet hükümlerinin isabetli olduğu kabul edilmelidir. (…)”
Fail ile mağdur arasındaki kişisel ilişkiler, davranışın gerçekleşme şekli, mağdurun rızası gibi hallerde sarkıntılıktan söz edilemeyecektir. Aşağıda belirtmiş olduğumuz karar da bu duruma bir örnektir;
Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2014/7084 Esas 2016/3515 Karar 08.04.2016 Tarihli Kararı
“(…) Dosya içeriğine göre: sanığın ailesiyle birlikte oturduğu apartmanın kapıcısının kızı olduğu anlaşılan mağdurenin ders çalışmak, interneti kullanmak gibi sebeplerle bazen tek başına bazen de abisi Süleyman’la birlikte sanığın evine gelip gitmesi sebebiyle sanıkla aralarında sosyal münasebet ve tanışıklık bulunduğu, olay günü mağdurenin abisiyle birlikte binanın bodrumunda bulunduğu sırada onunla karşılaşan sanığın, mağdurenin o gün şehir dışından dönmüş olmasından dolayı onunla tokalaşması ve onu öpmek üzere yaklaşması biçimindeki eylemini toplumda yerleşik olduğu üzere ve aralarındaki sosyal münasebete uygun olarak yanak yanağa öpüşme amacıyla yapmış olabileceği, mağdurenin, dudaklarını öpmeye çalıştığı yönündeki algılamasının yanlış değerlendirmeden kaynaklanabileceği, olay yerinde ayaküstü karşılaştığı mağdurenin, abisinin yakınlarında bulunduğunu da bilen sanığın, bu davranışını cinsel amaçla yaptığı hususunun şüphede kaldığı gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi, BOZMAYI GEREKTİRMİŞ(…)”
Cinsel saldırı suçunun mağduru erkek ya da kadın olabilir. Ancak mağdur mutlaka 18 yaşından büyük olmalıdır. Aksi halde bu suç cinsel saldırı suçunu değil çocukların cinsel istismarı suçunu oluşturur. Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hali bu suçun ağırlaştırılması gereken bir nitelikli haldir ve on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Cinsel saldırı suçunun ağırlaştırıcı nedeni kural olarak re’sen kovuşturulan bir suçtur. Ancak bu durumun bir istisnası mevcuttur;
“Fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.”
Bu durumda fiilin incelenebilmesi için şikayet mutlaka bulunmalıdır. Şikayete bağlı bir suç olduğu için mutlaka 6 ay içinde şikayet yoluna gidilmesi gerekmektedir. Failin mağdurla daha sonradan evlenmiş olması cezalandırmayı engellemez.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/16 Esas 2021/281 Karar ve 15.06.2021 Tarihli Kararı
“(…) TCK’nın 102/2. maddesinin 2. cümlesine ilişkin gerekçesinde de; “Cinsel saldırı suçunun nitelikli hâlini oluşturan bu fiiller, eşe karşı da işlenebilir. Evlilik birliği, eşlere sadakat yükümlülüğünün yanı sıra, karşılıklı olarak birbirlerinin cinsel arzularını tatmin yükümlülüğü de yüklemektedir. Buna karşılık, evlilik birliği içinde bile, cinsel arzuların tatminine yönelik talepler açısından tıbbi ve hukukî sınırların olduğu muhakkaktır. Bu sınırların ihlâli suretiyle eş üzerinde gerçekleştirilen ve cinsel saldırı suçunun nitelikli hâlini oluşturan davranışlar, ceza yaptırımını gerekli kılmaktadır. Ancak, bu durumda soruşturma ve kovuşturmanın yapılması, mağdur eşin şikâyetine bağlı tutulmuştur.” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Mülga 765 sayılı TCK’da yer almayan eşe karşı nitelikli cinsel saldırı eylemleri, ilk defa 5237 sayılı TCK’nın 102. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde suç olarak tanımlanmış ve bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyeti koşuluna bağlanmıştır.
Cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi için eylem, mağdurun rızasına aykırı olarak gerçekleştirilmelidir. Başka bir ifadeyle cinsel saldırı suçunda, mağdurun iradesi esas alınmakta olup irade dışında gerçekleştirilen eylemler anılan suçu oluşturmaktadır. Fiil, cebir, tehdit veya hileyle gerçekleştirilebilir. Nitekim bu husus madde gerekçesinde, “Cinsel saldırı suçunun özelliği, bu suçu oluşturan fiillerin mağdurun iradesi dışında gerçekleştirilmesidir. Mağdura karşı cebir veya tehdit ya da hile kullanılabileceği gibi, örneğin bilincinin yitirilmesine neden olmak veya örneğin uyku hâli dolayısıyla bilincinin kapalı olmasından yararlanmak suretiyle de bu suçlar işlenebilirler” şeklinde ifade edilmiştir. Eşe karşı nitelikli cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi için de fiilin mağdur eşin rızasına aykırı olarak gerçekleştirilmesi zorunludur. (…) ”
Cezayı Ağırlaştıran Diğer Haller;
Eğer suç;
a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından,
d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,
e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.
Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Son olarak cinsel saldırı suçu uzlaşmaya gidilebilecek suçlar kapsamında değildir. Bu suça karşı zamanaşımı süresi 15 yıldır. Dolayısıyla 15 yıl içinde her zaman re’sen soruşturma yapılabilir. Mağdur tarafından hak kayıplarına uğranmaması için soruşturma ve kovuşturma aşaması çok özenle takip edilmelidir.
