Cinsel taciz suçu cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar başlığı altında 105. maddede düzenlenmiştir;
“Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur”.
Ancak şuna dikkat etmek gerekir ki cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için mağdurun bedenine herhangi bir fiziki temasın bulunmaması gerekir. Aksi halde bu durum cinsel saldırı suçunu oluşturur. Dolayısıyla vücut bütünlüğü ihlal edilmeden bir kimseye karşı yapılan cinsel amaçlı davranışlar bu suçu oluşturur. Bir kimseye söz atmak buna örnek olarak gösterilebilir. Elle sarkıntılık yapılması cinsel taciz değil cinsel saldırı sayılır. Cinsel taciz suçunda özel kast aranır.
Cinsel taciz suçu şikayete bağlı bir suçtur. Dolayısıyla 6 ay içinde şikayet yoluna gidilmesi gerekmektedir. Ancak birazdan sayacağımız ağırlaştırıcı hallerin bulunması halinde re’sen kovuşturulur.
Cezayı Ağırlaştıran Nedenler
Suçun;
- Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
- Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
- Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
- Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
- Teşhir suretiyle,
İşlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
Bu suç telefonla mektupla internet yoluyla araya üçüncü bir kişi dahil edilerek de işlenebilir. Dikkat edilmesi gereken husus suçun söz atmak şeklinde gerçekleşmesi durumunda mağdurun edep ve iffetine yönelmiş olan sözlerin onun bilgisine ulaşacak mahiyette olmasıdır. Örneğin bir kimseye mesajlaşma yolu ile cinsel içerik içeren görsel atılması bu suçun nitelikli halini oluşturur ve daha ağır cezaya hükmolunması gerekmektedir. Çünkü bu şekilde suçun işlenmesi daha kolay olacak ve mağdurun engelleme ihtimali bulunmayacaktır. Konuyla ilgili Yargıtay kararları şu şekildedir;
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/6436 Esas 2021/29433 Karar ve 15.12.2021 Tarihli Kararı
“(…) Sanığın cinsel taciz eylemini WhatsApp uygulamasından gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; kurulan hükümde cezanın TCK’nın 105/2-d maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı ve sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, (…)”
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/28491Esas 2017/2359 Karar ve 06.03.2017 Tarihli Kararı
“(…) Sanığın, katılan …’a telefonda “tanışmak isteyip, kocanı boşa benimle evlen” demesi ve “seninle suhpet edelim” şeklinde mesaj göndermesi karşısında, eyleminin TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu düşünülmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sırf huzur ve sükûnunu bozmak özel kastıyla işlenebilen, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan hüküm kurulması, (…)”
Bu suça karşı zamanaşımı süresi 8 yıldır. Dolayısıyla 8 yıl içinde her zaman şikayet hakkı kullanılabilir. Mağdur tarafından hak kayıplarına uğranmaması için soruşturma ve kovuşturma aşaması çok özenle takip edilmelidir.
