İdari Yargıda birleştirme ve bağlantı kararı, ilgili kanun olan İdari Yargılama Usulü Kanunu 38. madde ve devamında düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesi şu şekildedir;

İYUK Madde 38: Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır.

2. İdare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştaya veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verilir.

3. Bağlantılı davalardan birinin Danıştayda bulunması halinde dava dosyası Danıştaya gönderilir.

4. Bağlantılı davalar, değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevrelerindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar Danıştaya gönderilir.

5. Bağlantılı davalar aynı bölge idare mahkemesinin yargı çerçevesindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar o yer bölge idare mahkemesine gönderilir.

Bağlantılı dava ile ilgili hükümler ilk bakışta İYUK’un 5. maddesinde düzenlenen aynı dilekçe ile birden fazla dava açılabilmesi hallerine benzese de tamamen farklı bir hukuki müessesedir. İki kanun maddesinin birbirinden farklı olduğuna ilişkin Danıştay kararı şu şekildedir;

Danıştay 13. Daire 2015/547 Esas 2015/2043 Karar 02.06.2015 Tarihli İlamı

“(…) Ayrıca 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen birlikte dava açılabilme olanağının, görev ve yetkiden sonra gelen bir ilk inceleme konusu ve usul ilkesi olduğu da açıktır. Belirlenen hukuksal durum karşısında; dava açmayı kolaylaştıran, az gider ve emek tüketilmesini amaçlayan ve böylece dava ekonomisine yönelik bir özellik içeren 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesine öncelik verilerek görevsiz bir mahkemenin görevli hâle getirilmesi mümkün değildir.

Başka bir anlatımla, özelliğine ve niteliğine yukarıda değinilen 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki birden çok işleme aynı dilekçeyle dava açılabilmesi olanağının kural olarak aynı mahkemenin görev ve yetkisine giren işlemler açısından söz konusu edilebileceği hususu, 2577 sayılı Kanun’un değinilen düzeni ve ilke sıralamasının doğal bir sonucudur. Tersi bir durumda, daha önce de belirtildiği gibi başka mahkemelerin yetki alanına giren işlemler arasında ilişkiler kurularak ve olası yorumlar geliştirilerek, dava ekonomisine yönelik bir usul kuralına mahkemelerin görevlerini belirleyen bir boyut kazandırılmış olacaktır.

Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un 38. maddesinde düzenlenen “bağlantılı davalar” kavramı ile 2575 sayılı Kanun’un 24. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “birden çok idare mahkemesinin yetki alanına giren işler” kavramının birbirinden ayırt edilmesi gerekmektedir. Bu ifadenin, dava konusunun tek bir işlemden oluştuğu veya birden fazla işlemden oluşmakla birlikte bu işlemlerin birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığı ve farklı yargı çevrelerini kapsayan uyuşmazlıklara çözüm getirmeyi amaçlayan sınırlı bir görev ilkesi olduğu kabul edilmelidir. Aksi hâlde, bağlantılı davaların tamamının 2575 sayılı Kanun’un 24. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında Danıştay’da görülmesi sonucu doğacaktır.

Bu durumda, dava konusu işlemlerde yetki sorununun çözümlenemez bir nitelik taşımadığı, iki farklı işleme karşı açılan davada dilekçenin reddine karar verilerek yetkili mahkemelerin belirlenerek yetkili olan mahkemelerce gerekirse bekletici sorun yoluyla çelişkisiz yargısal sonuçlara ulaşılabileceği açık olduğundan; usul ekonomisine ve dava açma şekline yönelik bir kurala, mahkemelerin görevlerini değiştirecek bir işlev kazandırılarak açılan davanın Danıştay’ın görevine girdiğinin kabul edilmesi mümkün değildir. (…)”

Yukarıda yer alan Danıştay kararından anlaşılacağı üzere iki kanun maddesi birbirinden bağımsızdır.

Madde 5 ile Madde 38 arasındaki farklar ise şu şekildedir;

1. Uygulama Aşaması

  • m. 5: Dava henüz açılmadan önce devreye girer; davacının elindeki birden fazla işlemi tek dilekçeyle dava edip edemeyeceği sorusuna cevap verir.
  • m. 38: Dava açıldıktan sonra devreye girer; zaten ayrı ayrı açılmış davaların birleştirilip birleştirilemeyeceğini düzenler.

2. Dava Sayısı

  • m. 5: Tek bir dava söz konusudur; sadece bu tek davanın konusu birden fazla işlemden oluşur.
  • m. 38: Ayrı esas numaralarına kayıtlı, birden fazla bağımsız dava söz konusudur.

3. Aranan Bağlantı Türü

  • m. 5: İşlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunması yeterlidir.
  • m. 38: Davaların aynı maddi veya hukuki sebepten doğması ya da birinde verilecek hükmün diğerini doğrudan etkileyecek nitelikte olması aranır.

4. Mahkemenin Görev/Yetkisiyle İlişkisi

  • m. 5: Yalnızca aynı mahkemenin görev ve yetkisine giren işlemler için uygulanabilir; görevsiz bir mahkeme, m. 5 gerekçesiyle görevli hâle getirilemez.
  • m. 38: Tam tersine, farklı mahkemelerde (idare mahkemesi, vergi mahkemesi, danıştay) açılmış davalar arasında da uygulanabilir.

5. Karar Verme Usulü

  • m. 5: İlk incelemede mahkeme resen değerlendirir uygun bulunmazsa dilekçenin reddi kararı verilir.
  • m. 38: Bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan mahkemece karar verilir.

6. Ret Kararına Karşı Başvuru Yolu

  • m. 5: Dilekçe ret kararına karşı ayrı bir kanun yoluna başvurulamaz.
  • m. 38: Bağlantı iddiası kabul edilmezse, ara karar taraflara tebliğ edilir ve taraflar 15 gün içinde aynı yargı çevresi için bölge idare mahkemesine, m.38/2-3’teki hâller için Danıştay’a itiraz edebilir.

7. Amaç

  • m. 5: Dava açmayı kolaylaştırmak, gereksiz emek/masraf ve harç tekrarını önlemek.
  • m. 38: Aynı veya birbirini etkileyen uyuşmazlıklarda çelişkili kararlar verilmesini önlemek ve usul ekonomisine katkıda bulunmak.

8. Sonuç – Birleştirme/Gönderme Mekanizması

  • m. 5: Birleştirme diye bir sonuç yoktur zaten tek dava vardır.
  • m. 38: Bağlantı kabul edilirse dosyalar fiilen bir araya getirilir. Bağlantılı davalardan biri Danıştayda ise dosya Danıştaya, farklı bölge idare mahkemesi çevrelerindeyse yine Danıştaya, aynı bölge idare mahkemesi çevresindeyse o yer bölge idare mahkemesine gönderilir.

BAĞLANTI KARARI

İdare mahkemesi, vergi mahkemesi, Danıştay, birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verilir. Davalardan birinin Danıştayda olması halinde bağlantı kararını Danıştay verir. Danıştay’ın dava konusu uyuşmazlığı incelemeye yetkili dairesi, bağlantılı dava dosyalarını öncelikle ve ivedilikle inceler ve karar verir. Danıştayca verilen karar bağlantı bulunmadığı yönünde ise dosyalar, ilgili mahkemelere geri gönderilir. Danıştayca verilen karar bağlantı bulunmadığı yönünde ise dosyalar ilgili mahkemelere geri gönderilir.

BAĞLANTININ REDDİ

Bağlantı iddiaları mahkemelerce kabul edilmediği takdirde bu hususta verilen ara karar taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğ tarihini izleyen on beş gün içinde aynı yargı çevresindeki mahkemeler için o yer bölge idare mahkemesine, 38. maddenin 2 ve 3. fıkrasındaki durumlarla ilgili davalar için Danıştaya başvuruda bulunabilecektir. Başvuru üzerine Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay görevli dairesince durum, incelenerek karara bağlanır. Bağlantı olmadığına dair Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay kararları kesindir. Bağlantı isteminin kabul olmamasına ilişkin Danıştay kararı şu şekildedir; 

Danıştay 12. Daire 2012/5705 Esas 2013/4199 Karar 21.05.2013 Tarihli İlamı

“(…) İki veya daha fazla dava arasında bağlantının varlığından söz edebilmek için bunların aynı maddi veya hukuki sebepten kaynaklanmış olması yanında bu davaların biri hakkında verilecek kararın, diğerinin veya diğerlerinin sonucunu etkileyecek nitelikte bulunması gerekmektedir. Sadece davanın aynı soruşturma kapsamında verilen disiplin cezalarına karşı açılmış olması davalar arasında bağlantı bulunduğu sonucunu doğurmamaktadır. Bunun yanında davaların sonuçlarının birbirini etkilemesi hususu, bağlantılı davaların temelini teşkil etmektedir. Aksi uygulama idare mahkemelerinin kuruluş amacına ve Anayasal bir ilke olan tabii hakim ilkesine de aykırı düşecektir.

Aynı soruşturma kapsamında disiplin cezası verilmiş olsa bile, her bir kişinin suça konu olaydaki kusurunun ve sorumluluğunun farklı olması nedeniyle, uyuşmazlıkların çözümünde, herkes için ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekeceğinden, aynı soruşturma kapsamında ceza alan iki kişinin açmış olduğu davaların, aynı maddi veya hukuki sebepten kaynaklanmış olduğundan söz edilemeyeceği gibi, bu davaların biri hakkında verilecek kararın, diğerinin sonucunu etkileyecek nitelikte de olmadığı açıktır.

Uyuşmazlık konusu olayda; davacı ile birlikte aynı soruşturma kapsamında ceza alan bir başka kişinin açmış olduğu dava ile davacı tarafından açılan davanın, farklı mahkemelerde görülerek karara bağlanmış olması, kanun yararına bozma sebebi olarak görülmemiştir. (…)”

Yukarıda yer alan Danıştay kararından anlaşılacağı üzere aynı soruşturmadan kaynaklanan istemlerin tek başına bağlantının varlığı yeterli olmamaktadır. Davaların birbirini etkilemesi gerekmektedir.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Bağlantı kararı, ayrı ayrı açılmış davaların birleştirilmesi hakkında verilen bir karardır. Bu karar, İYUK’un 5. Madde de düzenlenen davacının elindeki birden fazla işlemi tek dilekçeyle açması kurumu ile karıştırılmaması gerekmektedir. Bağlantı kararı için açılmış olan davalar arasında aynı maddi veya hukuki sebepten doğması ya da birinde verilecek hükmün diğerini doğrudan etkileyecek nitelikte olması aranır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, size daha iyi bir tarama deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır. Bu web sitesinde gezinerek, çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.