İşçinin işyeri içerisinde, işyerinin eklentilerinde veya işverenin işyeri dışındaki bir işinde meydana gelen ve işçiye zarar veren olaya iş kazası denir. Daha ayrıntılı açıklayacak olursak;

  • Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
  • Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • Emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen zarara uğratan olaydır.

İş kazası meydana geldikten sonra işveren tarafından, kolluk kuvvetlerine derhal ve SGK’ya da en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirilmesi zorunludur. Ancak, bu süre iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Bildirim işveren tarafından yapılmamış ise kazalı işçi tarafından yerine getirilmelidir.

Maluliyet durumunun tespiti için tespit davası açılabilir. Maluliyet bu dava sonucunda %10’un üzerinde çıkması halinde işçiye maluliyet aylığı bağlanır. İş kazasının SGK’ya eksik ya da yanlış bildirilmesi halinde bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan tahsil edilecektir.

İş Kazası Sonucu İşçiye Ödenecek Ücretler

İşçinin tedavi süresince çalışamadığı dönemler boyunca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Geçici iş görmezlik ödeneği; yatarak tedavilerde günlük kazancının yarısı, ayakta tedavilerde ise günlük kazancın üçte ikisidir. Bu gelirden yararlanabilecek kişiler;

  • İşçiler (4/a),
  • Bağımsız çalışanlar (4/b),
  • Çırak ve stajyerler,
  • Türk müteahhitlerince yurt dışında çalıştırılan işçiler,
  • Tarım ve orman işlerinde süresiz olarak çalışanlar,
  • Cezaevi atölyelerinde çalışan tutuklu ve hükümlüler,
  • Çalışmaya devam eden vazife malulleri,
  • İŞKUR’un düzenlediği programlara katılan kursiyerler,
  • Ev hizmetlerinde çalışanlar.

İşçi, iş kazası sonucu hayatını kaybederse hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır.

İş kazası sonucu veya sürekli iş görmezlik geliri almakta iken ölen sigortalının hak sahiplerine cenaze ödeneği ödenir.

Babasını veya annesini iş kazası sonucunda kaybeden kız çocuklarına çeyiz parası olarak ölüm gelirinin iki yıllık tutarını peşinen evlenme ödeneği olarak ödenir.

İş Kazası Sonucu İşçinin Tazminat Hakkı

Yukarıda sayılan hususlar dışında işçinin maddi ve manevi tazminat hakkı da bulunmaktadır. Ayrıca işverenin de cezai sorumluluğu mevcuttur. İş kazası sonucu sakatlanan işçi, kazadan sonra yaşadığı psikolojik durumu sebebiyle maddi ve manevi tazminat talep edebilir. İşçi vefat ettiyse, işçinin yakınları da maddi ve manevi tazminat davası açabilirler. İşçi, iş kazasından kaynaklanan tazminat davasını, hem asıl işverene hem de alt işverene karşı açabilir.

Ölüm ve bedensel zarar halinde iş kazası geçiren işçi şu giderlerin karşılanmasını talep edebilecektir:

Ölüm Halinde;

  • Cenaze giderleri,
  • Ölümden önce bir tedavi süreci olması halinde tedavi giderleri,
  • Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar,

Bedensel Zarar Halinde;

  • Tedavi giderleri,
  • Kazanç kaybı,
  • Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

İş kazası nedeniyle tazminat davası açma süresi yani zamanaşımı süresi, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Nitekim tazminat davası dışında işçi tarafından ceza davası açılabileceğini de belirtmek isteriz. Eğer iş kazası sebebiyle bir ceza davası açılmışsa ve ceza davasının “dava zamanaşımı süresi” daha fazla ise, iş kazası nedeniyle tazminat davasında da ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

İş kazası sonucu işçinin vefat etmesi üzerine yakınları destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Bu davalar işverene veya iş kazasında kusuru bulunanlara karşı açılır. Hayatını kaybeden işçinin; eşi, çocukları, annesi, babası ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler hukuken destekten yoksun kalma davasını açma hakkına sahiptirler. Ancak bu kişiler;

  • Ölen işçi, sağlığında destekten yoksun kalacağını iddia eden kişilere bakacak güçte olmalı,
  • Tazminat talep edenler, ölen işçinin yardımına muhtaç olmalıdır.

Destekten yoksun kalma tazminatı isteminin zamanaşımı süresi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıldır. Tazminat davasına konu olan eylem aynı zamanda suç teşkil eden bir fiil ise, suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresi içinde tazminat davası açılabilir.

İş Kazası Sonucu Açılan Ceza Davaları

İş kazasının meydana gelmesi halinde izlenmesi gereken bazı prosedürler vardır. İlk olarak bağlı olunan kolluk birimine işveren tarafından bildirim yapılmalıdır. Bağlı olunan kolluk birimi polis ya da jandarmadır. Bildirimin yapılmasıyla birlikte ilgili iş kazası için dosya açılacak ve kolluk birimleri tarafından tahkikat aşamasına geçilecektir. Burada bir ölümün varlığı halinde dosya ile bizzat Cumhuriyet Savcısı ilgilenecek ve şayet kusurlu şahısların tespiti ile birlikte bu kusurlu kişiler aleyhine iddianame düzenlenip akabinde ceza davası açılacaktır. İş kazası nedeniyle ölüm meydana gelmesi halinde, şayet ilgililere kusur yüklenebileceği durumlarda Türk Ceza Kanununda düzenlenmiş olan taksirle öldürme ya da taksirle yaralama suçlarından dolayı ceza davası açılacak ve şirket yetkilileri ve sorumlulukları tespit edilen şahıslar sanık olarak yargılanacaklardır. Zamanaşımı bakımından ise bahsi geçen suçun ceza zamanaşımı esas alınacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, size daha iyi bir tarama deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır. Bu web sitesinde gezinerek, çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.