Konut dokunulmazlığının ihlali suçu Türk Ceza Kanununda Hürriyete Karşı Suçlar Başlığı altında ve 116. Maddede düzenlenmiştir:

“Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Konut kavramı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararlarında şu şekilde tanımlanmaktadır; “Kişilerin, devamlı veya geçici olarak yerleşmek ve barınmak amacıyla oturmalarına elverişli yerlerdir.” Dolayısıyla konut vasfından sadece sürekli barınılan yerlerin olmayacağı aynı zamanda geçici olarak oturulan yerin de konut sayılacağı açıktır.

Eklenti kavramını hukukumuz şu şekilde açıklığa kavuşturur; “Bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan yerlere ise eklenti denir.” Bir konuta eklenti sayılabilecek yerlere örnek verecek olursak garaj, bahçe, ahır vb. yerlerde de bu suç işlenebilir.

“Açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat (alışılmış) olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi halinde, mağdurun şikayeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.”

Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda bu kişilerden birinin rızası varsa suç oluşmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. Örneğin konuttaki teknik bir arıza sebebiyle eşlerden birinin tamircinin konuta girmesine rıza göstermesi halinde bu rıza geçerlidir ve amaç da meşru bir amaca yönelik olması sebebiyle suç oluşmaz. Meşru olmayan rızaya örnek verecek olursak eşlerden biri bir başkasını zina yapmak amacıyla konuta kabul etmesi halinde bu rıza geçersiz olacaktır ve eşe karşı konut dokunulmazlığının ihlali suçu gerçekleşmiş olacaktır.

Anlaşılacağı üzere konut dokunulmazlığının ihlali suçu kural olarak şikayete bağlı suçlardandır ve mağdurun şikayeti üzerine (6 ay içinde bu şikayet süresini kullanmak kaydıyla) soruşturulmaktadır. Ancak bu durumun istinası mevcuttur; eğer fiil cebir veya tehdit kullanılması suretiyle ya da gece vakti işlenirse re’sen kovuşturulur. Ayrıca bu hallerde ceza arttırılır.

“Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

TCK’na göre Gece Vakti: Güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman aralığı.

Cezayı Ağırlaştıran Diğer Sebepler

  • Silahla,
  • Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
  • Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu gerçekleşirken aynı zamanda neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçu meydana geliyorsa hem konut dokunulmazlığının ihlali hem de kasten yaralamadan dolayı ceza verilmektedir.

Eğer konut dokunulmazlığı ihlali suçunun amacı hırsızlık yapmak ise bu durumda bu suç re’sen kovuşturulur, herhangi bir şikayet olmadan da savcılık bu durumu inceleyebilir. Ayrıca bu iki suçun birlikte işlenmesi halinde nitelikli hırsızlık suçu (142/2-h) oluşmaktadır. Bu iki suçun birlikte işlenmesi halinde gerçek içtima hükümleri uygulanır ve ayrı ayrı ceza verilir.

TCK madde 142/2-h:

“(…) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında, …İşlenmesi hâlinde, “beş yıldan on” yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (…)”

Yargıtay kararlarında otel iş yeri nezdinde olduğu için konut dokunulmazlığı ihlali suçunun otelde işlenmesi halinde de bu suç oluşur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 24/05/2016 tarih 2014/777 Esas ve 2016/264 Karar Tarihli Kararı

“(…) İş yapılan ya da çalışılan her yer, iş ve sosyal güvenlik hukuku bakımından bir iş yeri olarak kabul edilemeyeceği gibi, hiçbir işçi çalışmadığı halde iş yeri olarak tanımlanabilecek yerler de mevcuttur. Bu bağlamda; idarehane, yazıhane, muayenehane, imalathane, pansiyon, otel, kahvehane, mağaza, şube, eğlence ve spor salonları, hayvancılık tesisleri, çiftlik, tarla, bağ, bahçe, inşaat şantiyeleri, madenler, taş ocakları, vapur büfeleri gibi ticari, sınaî, zirai ya da mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerler de iş yeri olarak kabul edilmektedir. Öte yandan bir yerin iş yeri olarak vasıflandırılabilmesi için, geçici bir süre de olsa herhangi bir işe tahsis edilmesi gerekmektedir. Metruk bir halde bulunan, ileride konut ya da iş yeri olarak kullanmak amacıyla inşa veya tanzim edilen veya yapımı bitmiş ancak henüz içine girilmemiş ya da kiracısının çıkmış olması nedeniyle boş bulunan bir yer ise, konut dokunulmazlığının ihlali suçları bakımından iş yeri veya ev olarak kabul edilemeyecektir. (…)”

Dolayısıyla yine konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşabilmesi için otelin vb. yerlerin geçici bir süre dahi olsa bir yere tahsis edilmesi gerektiği aksi halde konut dokunulmazlığı ihlali suçunu oluşturmayacağı açıktır. Boş bir konutta sahipsiz bir yere karşı işlendiği takdirde bu suç oluşmaz. Ancak boş bir konutu maliki gibi işgal eden kişi, hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturur.

Son olarak konut dokunulmazlığının ihlali suçu uzlaşma kapsamındadır. Ayrıca sadece bu suça özgü bulunmamakla birlikte somut olayın durumuna göre meşru müdafaa, şahsi cezasızlık sebepleri gibi hususlar göz önüne alınarak müsnet suç hakim tarafından değerlendirilerek doğru kanaate ulaşılır. Bu sebeple savunmanın doğru bir şekilde mevcut haklar gözetilerek yapılması mevcut olayın daha iyi anlaşılması hususunda önem arz etmektedir. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, size daha iyi bir tarama deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır. Bu web sitesinde gezinerek, çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.